KKTC, turizmde deniz-kum-güneş anlayışının ötesine geçerek kültür, tarih, gastronomi ve doğa turizmini güçlendirmeye hazırlanıyor. Turizm Master Planı 2025-2034 kapsamında yeni pazarların kazanılması, sezonun 12 aya yayılması ve sürdürülebilir turizm anlayışının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel mirası, denizi, gastronomisi ve konaklama altyapısıyla turizmde bölgesel cazibe merkezi olma hedefini sürdürüyor. Turizmin daha planlı, sürdürülebilir ve çeşitlendirilmiş bir yapıya kavuşturulmasını amaçlayan KKTC Turizm Master Planı 2025-2034, sektörün gelecek dönem yol haritasını ortaya koyuyor.
Turizm Planlama Dairesi tarafından yayımlanan planın yanı sıra 2026 yılının ocak-haziran dönemine ilişkin turizm istatistikleri de kamuoyuyla paylaşıldı. KKTC, mevcut pazarlarını güçlendirmenin yanı sıra yeni pazarlara ulaşmak için tanıtım çalışmalarını farklı ülkelerde yoğunlaştırıyor.
Türkiye pazarında yürütülen Ada Kıbrıs projesi kapsamında İngiltere, Almanya ve Rusya gibi önemli pazarlarda tanıtım içerikleri yayımlanırken, dijital medya, sosyal medya, influencer iş birlikleri ve lansmanlarla Kuzey Kıbrıs'ın uluslararası görünürlüğünün artırılması hedefleniyor.
Hedef daha fazla turistten fazlası
Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, turizmin ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirterek hedeflerinin yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak olmadığını söyledi.
Ataoğlu, ziyaretçilerin ülkede daha uzun süre kalmasını ve farklı bölgeleri deneyimlemesini sağlayacak turizm politikalarına ağırlık verdiklerini belirterek, “Turizm bizim için yalnızca otellerde konaklayan ziyaretçi sayısından ibaret değildir. Tarihimizi, kültürümüzü, doğamızı, gastronomimizi ve insanımızın misafirperverliğini birlikte değerlendirerek ülkemizin bütününü bir turizm destinasyonu haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Yeni pazarlar, yeni turizm ürünleri
KKTC'nin turizm potansiyelinin deniz, kum ve güneş turizmiyle sınırlı olmadığına dikkat çeken Ataoğlu; kültür, tarih, gastronomi, doğa, sağlık, spor ve etkinlik turizminin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Turizm sezonunu 12 aya yaymanın öncelikli hedeflerden biri olduğunu belirten Ataoğlu, alternatif turizm ürünlerinin geliştirilmesi, yeni destinasyonların turizm rotalarına kazandırılması ve farklı bölgelerdeki değerlerin ziyaretçilerle buluşturulmasının önemine işaret etti. Girne Antik Limanı’nda ziyaretçi artışı Tarihi ve kültürel mirasın turizm açısından daha etkin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Girne Antik Limanı'nda gerçekleştirilen restorasyon ve yenileme çalışmalarıyla tarihi dokunun korunmasının yanı sıra bölgenin ziyaretçiler için daha cazip hale getirilmesi amaçlanıyor.
Ataoğlu'nun verdiği bilgiye göre, çalışmaların ardından Girne Antik Limanı'ndaki ziyaretçi sayısında yüzde 30 artış görüldü.
Müzeler ve ören yerleri turizmin merkezine taşınıyor
KKTC'deki müze ve ören yerlerinin turizm içerisindeki rolünün güçlendirilmesi de planın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Tarihi mekanların daha uzun sürelerle ve hafta sonları da ziyaret edilebilmesine yönelik yeni modeller üzerinde çalışıldığını belirten Ataoğlu, kültürel mirasın hem gelecek nesillere aktarılması hem de ülkeyi ziyaret eden turistlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Sürdürülebilirlik turizmin merkezinde
KKTC'nin turizm politikalarında çevrenin korunması da öncelikli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Sürekli Atık Su İzleme Sistemi'nin devreye alınmasıyla arıtma tesislerinden denize bırakılan suyun kalitesinin anlık olarak takip edildiğini belirten Ataoğlu, doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımların sürdürüleceğini ifade etti.
“Turizmimizi büyütürken doğamızı ve çevremizi korumak zorundayız” diyen Ataoğlu, temiz denizlerin, doğal güzelliklerin ve kültürel mirasın KKTC'nin en önemli turizm değerleri olduğunu vurguladı.
KKTC'nin hedefi 12 aya yayılan turizm
Turizm Master Planı doğrultusunda KKTC'nin önümüzdeki dönemde tanıtım faaliyetlerini artırması, yeni pazarlar kazanması, turizm ürünlerini çeşitlendirmesi, tarihi ve kültürel değerleri daha etkin kullanması ve çevre yatırımlarını güçlendirmesi hedefleniyor.
Kamu, özel sektör ve yerel paydaşların iş birliğiyle turizm sektörünün daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanırken, ülkenin daha fazla turist tarafından keşfedilmesi ve ziyaretçilerin yeniden gelmek isteyeceği bir destinasyon haline getirilmesi hedefleniyor.
Ataoğlu, turizmde tanıtımdan altyapıya, kültürden çevreye kadar tüm alanlarda çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, sektörün ül







Okur Yorumları
İlk yorumu sen yaz
Bu haber hakkındaki görüşünü paylaş; yorum editör onayından sonra yayınlanır.